Perşembe, Kasım 05, 2009

Beşamelli Tavuk

(henüz fırınlanmamış halidir)

Komşunun tavuğu kaz görünür misali aslında çok da bilinmeyecek bir tarif değil bu defaki. Ancak sürekli bugün ne pişirsek ruh halinden kurtulabilmek için arada sırada ev dışında yenilenleri denemeyi seviyorum.

1 bütün tavuk
1 küçük konserve garnitür
1 yemek kaşığı mısır
beşamel sos
rende peynir

1. Tavuk haşlanır. Kemiklerinden ayrılır ve iri parçalar halinde tiftilir.
2. Fırına girecek bir borcama serilir.
3. Üzerine konserve garnitür ve mısır eklenir, tavukların içine karıştırılır.
4. Ayrı yerde yapmış olduğunuz beşamel sos karışımın üzerine dökülür.
5. Üzeri kapanacak şekilde rende peynir serpilir.
6. 200 C fırında üzeri kızarıncaya dek pişirilir.

Beşamel sos için;

2 yemek kaşığı kadar tereyağı
1 yemek kaşığı un (dolu dolu)
1 su bardağı kadar süt

1. Tereyağını eritin.
2. Unu ilave edip kavurun.
3. Sütü yavaş yavaş ekleyin ve sürekli karıştırın.
4. Topak topak olması sizi korkutmasın gerekirse el blenderı ile karıştırabilirsiniz.
5. Koyu olursa haşladığınız tavuğun suyundan ilave edebilirsiniz.

Çarşamba, Eylül 09, 2009

Patates Çorbası

Hava bulutlanıp, yağmur damlaları ile birlikte sonbahar serinliğini tenimizde hissettiğimiz anda, kurtarıcıdır çorbalar. Soğuktan içimiz titrerken dumanı üstünde tutan sıcacık bir kase çorba için her şeyimizi verebiliriz.

Ancak yağmur her zaman bu kadar masum olmamakta elbette. Dün akşam yaşananlar için İstanbul'lulara geçmiş olsun dileklerimi buradan gönderiyorum öncelikle. Ve hayat onlar için normale döndüğünde sıcak evlerinde, yüreklerini ısıtacak çorbalarını içebilmelerini diliyorum.

3 patates, küp şeklinde doğranmış.
1,5 - 2 su bardağı süt
1 çay kaşığı muskat rendesi
tuz - karabiber
1 yemek kaşığı tereyağı
kırmızı pul biber, dilediğiniz miktarda
su

1.Tencerenize, küp şeklinde doğranmış patateslerin üzerini örtecek kadar su koyun ve kaynamaya bırakın.
2. Patatesler haşlanınca ateşten alın ve ılınmaya bırakın.
3. El mikserı veya mutfak robotu yardımıyla haşladığınız patatesleri suyuyla birlikte püre haline getirin ve tekrar ocağın altını açın.
4. Yavaş yavaş sütü ilave etmeye başlayın. Koyuluğuna göre süt miktarını arttırabilir ya da azaltabilirsiniz.
5. Baharatlarını ekleyin ve iyice kaynatın.
6. Ayrı bir yerde tereyağını eritin ve kırmızı pul biberi bu yağda kavurun.
7. Servis etmeden önce kırmızı biberli tereyağını çorbaya ekleyin ve karıştırın.

Perşembe, Eylül 03, 2009

Bu ne tembellik kardeşim !


Attığım başlıkla kendime kızıyorum. Bir geldim sayfaya tarih Mayıs'larda kalmış. Fena yayılmışım demek o tarihten bu yana. Aslında pek geleceğim yoktu da yeni ve benim için ilginç bir şeyle karşılaşınca, yazmadan edemedim : EKMEK DOLMASI....


1 dolma ekmeği
300 gr. kıyma
4 paket dolmalık fıstık
1-1,5 su bardağı ceviz, hafif dövülmüş.
1/2 demet maydanoz
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Karabiber, tuz, kimyon, kekik

1. Ekmeğinizin tepesini resimde görüldüğü üzere kesin. İçini iyice fakat ekmek yırtılmayacak incelikte kalıncaya dek çıkartın ve bir kenara ayırın.
2. Bir teflon tencerede zeytinyağı ile fıstık ve cevizleri pembeleştirin.
3. Kıymayı ekleyip iyice kavurun.
4. Dolma içi yaparken kullandığınız, dilediğiniz baharatları ilave edin.
5. Çıkartmış olduğunuz ekmek içini kavrulan kıymaya ekleyin ve ekmek içlerinin karışıma iyice karışmasını sağlayın.
6. Ateşten almadan maydanozu da ilave edin ve kapağını kapatın.
7. Ekmeğin içini bu karışımla doldurun.
8. Kıymayı kavurduğunuz aynı tencerenin ortasına ekmeği oturtun ve 2-3 parmak kadar su ilave edin. Ekmeğin üzerine biraz tereyağı sürün.
9. Su kaynadıkça kaşık kaşık alıp ekmeğin üzerine dökün.
10. Suyunu çekince servis edin.

Pazar, Mayıs 17, 2009

Sürpriz Tatlı...


Sayfa bir BÖ'ledi, çıkamadı bir türlü o moddan. Kendim bile sayfayı açıp baktıkça karşımda koca bir "BÖ" görmekten artık o kadar çok sıkılmıştım ki, sizi düşünemiyorum bile.
Ancak tembellik üzerime yapıştı, gitmek bilmiyor. Ve nasıl silkinip kendime geleceğim hiç bir fikrim de yok.
Aslında her şeyin sorumlusu sanırım FriendFeed... Öyle bir sosyal ağ ki o, havadislerden hiç bir şey kaçırmak istemiyor insan. Bu yüzden de bilgisayarın başından kalkıp mutfakta bir şeylerle uğraşmak hiç de cazip gelmiyor.

Günlerdir sayfaya konulmayı bekleyen çok basit ancak bir o kadar da çok lezzetli bir tatlı var sırada. Yiyenleri şaşırtan cinsten hem de... "Ne var bunun içinde?" diyen soranları da bir testten geçiriyorum her seferinde; "Hadi bilin bakalım!" diye...

10 tane Halley bisküvi
1 paket Dr.Oetker krem şanti
1 paket Dr.Oetker çikolata sosu
400-500 gr. çilek (isteğe bağlı)

1. Öncelikle çikolata sosunuzu paketin üzerindeki tarife göre hazırlayın ve soğumaya bırakın.
2. Krem şantiyi de paket üzerindeki tarife göre hazırlayıp bir kenarda bekletin.
3. Çileklerinizi yıkayıp temizledikten sonra ikiye ya da dörde bölün.
4. Bisküvileri elinizle küçük küçük parçalayın ve krem şantinin içine katın.
5. Çilekleri de bu bisküvili karışıma ilave edin ve malzemeleri iyice birbirine yedirin.
6. Servis yapacağınız bir borcama bisküvili karışımı yayın.
7. Diğer yanda soğumaya bıraktığınız çikolatalı sosu bu karışımın üzerine dökün.
8. Üzerini çilekler ve çikolata parçalarıyla süsleyebilirsiniz.

Cumartesi, Nisan 11, 2009

Blog Ödülleri

bö!2009

Dediler ki bir gün; " emek sarfettiğiniz bir blogunuz var, neden bu seneki blog ödülleri yarışmasına katılmıyorsunuz?"
Sanki sırf bu cümleyi duymayı bekliyormuşum gibi okuduğum ikinci dakikasında Blog Ödülleri sayfasındaydım. Beşinci dakikada kaydımı yaptırmış. Ertesi gün de Mutfak Robotunun
Yemek Kategorisinde, Kalemtrasin ise Kişisel kategori de aday olduğunu onaylayan mesajı almıştım.

İşte şimdi sıra oylamada. Bugünden itibaren 26 Nisan'a kadar biz ordakiler sizin oylarınızı bekliyoruz !

Haydi pamuk parmaklar klavye başına !!

Salı, Nisan 07, 2009

Mantar Soteli Tavuk


Kişinin kendine has bir damak tadı vardır, bilirsiniz. İlla ki, fiziksel olarak yemek eylemini gerçekleştirmek şart değildir. Bir resim bile yeter, o tadı almanıza. En azından benim için...

Mutfakta pişenler bu ara çok enteresan değil bizim evde. Enteresan bir şeyler bulmaya uğraşmak için de çok tembelim hatta. Havadan olsa gerek. Kandırdı bizi bu havalar. Bahar geldi dedirttikten sonra yeniden ıslak ve karanlık. Kış rehavetini atma zamanı geldi derken yine miskinleşiverdim.

Yazmasam da okumak yoğun gündemimde bugünlerde. Öyle ki, hayat hızla akıyor ve ben okunması gerekenlerin sadece 1/10 ni bile okumadım diye telaş içindeyim sanki. Kah kitaplar, dergiler düşmüyor elimden, kah internet sitelerinde kayboluyorum.

İşte aşağıdaki tarif sanal dünyadaki sayfalar arasında dolaşırken, fotoğrafını görür görmez tadını hissettiğim bir tarif idi. Derhal malzemeler temin edildi ve mutfakta işe koyulundu….


1 paket makarna (makarna ölçünüzü kişi sayınıza göre değiştirebilirsiniz)

Tavuk göğsü (kişi sayınıza göre parça adetini ayarlayabilirsiniz)

Un, karabiber, tuz

1 paket mantar, ince dilimlenmiş.

4-5 yemek kaşığı zeytinyağı

1-2 yemek kaşığı tereyağı

½ su bardağı beyaz şarap / tavuk suyu

½ limon suyu

½ su bardağı süt kreması

1 tatlı kaşığı kapari

1 avuç kadar ince kıyılmış maydanoz.


1. Öncelikle makarnanızı paketteki tarife göre haşlayın.

2. Tavuk göğüslerini iki şeffaf folyo arasına koyup ince oluncaya kadar dövün.

3. Tavuk dilimlerinin her iki tarafını tuz ve karabiberleyp yine her iki tarafını unlayın.

4. Tavada yağları kızdırın. Tavukların her iki tarafı iyice kızarana dek pişirin.

5. Kızaran tavukları tavadan çıkartıp bir servis tabağına alın.

6. Aynı tavada, mantarları soteleyeme başlayın.

7. Mantarlar suyunu bırakıp çektikten sonra şarabı (ya da tavuk suyunu) ilave edin ve biraz buharlaşmasını bekleyin.

8. Limon suyunu ilave edin ve bir süre kaynamaya bırakın.

9. Süt kremasını ekleyin. İyice karıştırın.

10. Kaparileri de ilave ettikten sonra ocağınızı kapatın.

11. Servis etmeden önce mantar sotenizi kıyılmış maydanozla süsleyin.

Pazartesi, Mart 23, 2009

Limonlu Tart


Biz baharı bekledikçe sanki o bizden kaçıyor. Her ne kadar yağmura çok ihtiyacımız olsa da havanın neredeyse her gün griliği ve ıslaklığı usandırmak üzere. Cemreler düştü düşeli toprak mis gibi. Yemyeşil ve o yeşillikler arasından fışkıran sarı, beyaz papatyalar, sabırsız çocuklar gibi bize baharı müjdelemek için can atıyor. Fakat, görünen o ki, biraz daha sabretmemiz gerekiyor.

Geçenlerde bir arkadaş toplantısında tattığım pratik, bir o kadar da lezzetli bir tatlıyı paylaşamak istiyorum bu defa.

1 paket hazır kek tabanı
1 kase süt
2 limon suyu ve kabuklarının rendesi
2 yumurta
7 çorba kaşığı pudra şekeri
2 yemek kaşığı mısır nişastası
1 paket vanilya
1 ½ su bardağı su
1 paket çiğ krema
40 gr. Kadar çikolata rendesi (gerekirse çoğaltılabilir)

1. Hazır tabanın bir tanesini sütün yarısı ile ıslatın ve servis tabağınıza koyun.
2. Ayrı yerde şeker ve yumurtaları çırpın. Limon suyunu ve rendesini bu karışıma ilave edin.
3. Ateşe dayanıklı bir kapta nişasta, vanilya ve suyu karıştırıp ateşe koyun.
4. Nişastalı karışım kaynadıktan sonra limonlu karışımı ekleyin ve biraz fokurdattıktan sonra ateşten alın.
5. Çiğ kremanızı bu karışıma ilave edin ve iyice çırpın.
6. Servis tabağınızdaki sütle ıslatmış olduğunuz tabanın üzerine karışımın yarısını dökün. İkinci tabanınızı da sütle ıslattıktan sonra üzerine kapatın.
7. Kalan limonlu karışımı da dökün ve bir spatula yardımıyla yayın.
8. Çikolatanızı rendeleyin ve limonlu tartın üzerine serpin.
9. Bir gece buzdolabında tatlınızı donması için bekletin.
Subscribe to me on FriendFeed XING